Latest

latest

Adli Tıp Merkezlerine Gerçek Bilim Muamelesi Yapmanın Sırasıdır. Adalet Buna Bağlı.

63 yaşındaki taksi şoförü John McCormick 27 Temmuz 1978'de evinin verandasındayken ateşli silahla vurularak öldürüldü. Gürültüye uyanan eşi, yüzüne kadın çorabı geçirmiş saldırganı kaçarken gördüğünü söyledi. Bir muhbirin tabancayla ilgili ihbarını değerlendiren polis, suçun şüphelisi olarak 17 yaşındaki Santae Tribble'ı yakaladı. Tribble'm duruşmasında bir FBI ajanı, çorapta bulunan saç tellerinden birinin "tüm mikroskobik karakteristiklerinin" Tribble'ın saçıyla uyuştuğuna dair ifade verdi. Neredeyse yarım düzine insan Tribble'ın olayla ilgili gerekçesine tanıklık ettiyse de saç teli tek başına jüriyi ikna etmeye yetmişti. Tribble hapiste 23 yıl geçirdikten sonra 2003'te şartlı tahliyeyle salıverildi. Dokuz yıl sonra aynı saç numuneleri üzerinde yapılan mitokondriyal DNA testi Tribble'ınkilerle eşleşmedi. Dahası, saç tellerinden biri insana değil, köpeğe aitti. 

Tribble hapse girdikten sonra DNA testiyle aklanan 350'den fazla insandan biri. Ne yazık ki bu kişilerden 18'i gerçek günışığına çıkmadan önce idam edildi. Suçun büyük oranda gelişigüzel adli tıp bilimine ait olduğu su götürmez bir gerçek. Innonce Project (masumiyet projesi) onaylanmamış ya da usulsüz yapılmış adli tıp analizlerinin DNA aklamalarının yarısından fazlasında görüldüğünü ortaya çıkardı. Ulusal Araştırma Konseyi ise 2009'da kaleme aldığı 328 sayfalık zehir zemberek raporda rutin olarak kullanılan saç teli, ısırık, mermi, ayakkabı tabanı ve otomobil lastiği izlerinin standarda bağlanması gerektiğini söyledi. Fakat ateşi körükleyen sadece kötü bilim değil. Sonuçta DNA analizi ve kan grubu gibi bazı teknikler güvenilir araştırmaların sonucu. Asıl sorun, insanların bu teknikleri uygulayış tarzı. Bu tarz da genellikle GARAJI VE BİRAZ PARASI OLAN HEMEN HERKES BİR ADLİ TIP LABORATUVARI KURABİLİR. bilimsel eğitimden, özenden ve standartlaştırmadan'', yoksun. Alın size bir örnek: St. Paul, Minnesota'daki \ ünlü suç laboratuvarı 2012'de tüm uyuşturucu ve parmak izi analiz hizmetlerine son vermek zorunda kaldı. Zira avukatlar laboratuvarı işletenlerin hiçbir standartlaştırılmış prosedürü bulunmadığını, en temel bilimleri bile anlamadığını, okunmaz halde raporlar ürettiğini ve testlerde kirli ekipmanlar kullandığını ortaya çıkardı. ABD'deki birçok suç laboratuvarı gibi burası da bağımsız bir adli bilim örgütü tarafından akredite edilmiş değil. Ancak bir avuç eyalet bunu şart koşuyor. Ulusal Araştırma Konseyi raporunun dediğine göre ABD'de "garajı ve biraz parası olan herkes adli tıp laboratuvarı açabiliyor." 

Ama işler yavaş yavaş iyiye gidiyor. Ocak ayında ABD Adalet ve Ticaret bakanlıkları ülke çapında standartlar belirlemek için bir Ulusal Komisyon kurdu. Panelde adli araştırma bilimcileri, avukatlar ve ABD başsavcılığı için tavsiye yazısı yazan polisler bulunuyor. Suç laboratuvarlarının temiz ve akredite olması gibi bazı şartlar zaten şart. Fakat adalet sistemi çok ihmal edilmiş bir başka alana da para yatırmalı: adli bilim eğitim programları. Çoğu program ancak lisans düzeyinde eğitim veriyor ve bunların da büyük kısmı istatistik ve bilim değil de suç - adalet sistemi üzerine odaklanıyor. St. Paul'deki fiyaskonun da ortaya çıkardığı gibi, cephenin en önündeki analizciler nasıl kullanacaklarını bilmedikten sonra en iyi teknoloji bile beş para etmiyor. Santae Tribble'a sorun, o anlatsın.

Hiç yorum yok

Don't Miss
© all rights reserved
made with by Serkan Kaplan