Latest

latest

Neden Hapşırıyoruz?

Nefes alırken burnumuza giren mikroplar, tozlarla birlikte burada silya adı verilen tüycüklere takılıyor. Buradan kurtulup yoluna devam edebilenler ise burnun içini kaplayan bölümde, antibakteriyel mukus salgısı ile etkisiz hale getiriliyor. Yine de bu noktayı geçebilen toz zerrecikleri olabiliyor. Böyle bir durumda hapşırma dediğimiz alarm sistemi devreye girerek mikropların dışarı atılmasını sağlıyor.

Hapşırma, üst solunum yollarının en önemli savunma mekanizmasıdır. Burundaki sinir hücreleri eşik değerinin üzerinde uyarıldığında, sinyaller beyne ulaşıyor. Hapşırma refleksi tam bu noktada başlayan zincirleme bir haberleşme ile sonlanıyor. Önce mukus bezleri uyarılıyor. Mukus salgılanıyor ve kılcal damarlar genişliyor. Bu sırada burunda bir kaşıntı ve karıncalanma hissediliyor. Beyinden gelen ikaz baş, boyun ve karın kaslarını uyarırken, ses tellerinin olduğu bölüm kapanarak akciğerlerdeki hava basıncını iyice arttırıyor. Sonra aniden açılıyor ve hava yüksek bir sesle dışarıya verilirken, burun ve solunum yolundaki yabancı maddeler de atılmış oluyor. Hapşırmada görevli olan sinirler aynı zamanda gözle de bağlantılı olduğu için bu esnada genellikle gözler kapanıyor ve gözyaşı salgılanıyor.

İnsanların hapşırma konusundaki duyarlılıkları değişim gösteriyor. Örneğin hamilelerde hormon miktarının değişmesi, hapşırma oranlarının artmasına sebep oluyor. İnsanların beşte biri karanlıkta ilerlerken parlak bir ışık gördüğünde bile hapşırıyor. Bunun sebebi de ışığın ani yansıması sonucunda gözbebeklerini küçülterek gözyaşı salgısını oluşturması. Bu salgı, gözyaşı kanalıyla burun boşluğunun üst bölümüne ulaşıyor ve mukozayı uyararak hapşırmayı tetikliyor.
(Önerisinden dolayı Berke Cenikli'ye Teşekkürler)

Kısa cevap: Nefes alırken içimize çektiğimiz toz ve mikroplardan kurtulmak için.
Don't Miss
© all rights reserved
made with by Serkan Kaplan